BİLGİ TÜKETİMİ

9 dk


810
5 Paylaşım, 810 Beğeni

İnsanlık tarihi boyunca üretilen bilgi niceliğini, bizler bugün aylar içerisinde üretebiliyoruz. Bilgi niceliğinden kastım kayıt altına almak. Sözgelimi, bir insanın hayatı boyunca yaptığı seçimleri kayıt altına almak kilometrelerce sayfa ederdi herhalde? Tam manasıyla olmasa da bugün, telefonlarımızda beliren reklamlar, gelen mesajlar, sosyal medya hesaplarımızda karşımıza çıkan “önerilenler” sanal dolaşımımızı baz alarak bizlere sunuluyor. ( Bilgi Tüketimi )

i

Yani sanal dolaşımımız kayıt altında. Sanal parmak izlerine sahibiz. Bunları söylememin amacı ise tüm bu sanal veri yığınının aynı zamanda niceliksel bir bilgi olması.  Sözgelimi, 13. Yüzyılın başlarında Anadolu’da yaşayan bir Türkmen obasının yaşamını kayıt altına alan belge çok azken, 21. Yüzyılda her hangi bir yerdeki birinin yaşamını öğrenebilmemiz çok kolay. Seçimlerini, hayata bakışını, dini ve sosyal kimliğini öğrenmek için birkaç tıklama yeterli. Peki yaşadığımız bilgi çağında, bilgi tüketimine dair bir şeyler düşünüyor muyuz?

Bilgi Tüketimi
Sanal Parmak İzi ve Bilgi Tüketimi

Bilgi, farklı disiplin alanlarında farklı şekilde tanımlanıyor olmak ile beraber; benim bu yazıdaki kastım, her yapıp etmenin kaydı ile oluşmuş biçimsel veridir. Sözgelimi, insanların yapıp etmeleri arasında çoğunluğun yaptığını belirlediğimizdeki istatistik bilgi ile, bu çoğunluk edimini araştıran ve sonuca ulaşan bilimlerin elde ettiği bilimsel bilgi de; bilgi çatısı altına girmektedir.

Biri sadece saymanın, kaydın ve oranın ürünü iken; diğeri düşünsel sürecin, anlama ve yorumlamanın ürünüdür. Bugün, dünyanın ürettiği niceliksel bilgi (istatistik bilgi, sayma-kayıt-oran bilgisi), insanlık tarihi boyunca üretilenden katbekat fazladır.

!

Çevremiz biçimsel bilgi ile örtülmüş durumdadır. Tüketme eğilimimiz, bilgiye dair yaklaşımımızı da şekillendirmektedir. Zihnimizi şöyle bir yokladığımızda, bildiğimizi zannettiğimiz şeylerin çokça tekrarlanan ve çokça maruz kaldıklarımız olduğunu fark edeceğiz. Bilgi tüketimimiz, nitelikten ziyade niceliğe yönelik olduğundan; ne okuduğumuz değil, kaç kitap okuduğumuz önem(?) kazanmaktadır. İçinde bulunduğumuz ekonomik sistem, tüketim eğilimlerimizi madde, nesne, biçime odaklarken; soyut kavramları da tüketim eğilimine dahil etmektedir. Temel tüketme alışkanlığı, soyut kavramlara da yansımakta, onların yüzeysel ve biçimsel yanını cazip hale getirmektedir. Bu durum ne yediğini ne içtiğini bilmeksizin masaya oturmuş kişinin o tabaktan bu tabağa saldırmasına benzer. Sonuç, hazımsızlıktır. Beynin yaşadığı hazımsızlık ise soda içerek geçmez!

?

Bugün, bizler; bilgiyi, benliğin haz aracı haline getirebiliyoruz. Ya da güç istencini sağlamak adına araçsallaştırıyoruz. Belki de hiç farkında olmadan bilgi tüketimine devam ediyoruz. Sanki biraz durup düşünmek gerekiyor. Neden öğreniyorum? Ne için öğreniyorum? Bilgiyi nasıl kullanacağım?

05.06.2020 tarihinde Günlük Ticari, İktisadi ve Siyasi Haberler Gazetesi Ticari Hayat’ta yayınlanmış köşe yazısının  http://www.soylenticerik.com/ için düzenlenmiş halidir.


Sizin Tepkiniz Nedir?

hate hate
46
hate
confused confused
15
confused
fail fail
69
fail
fun fun
61
fun
geeky geeky
53
geeky
love love
30
love
lol lol
38
lol
omg omg
16
omg
win win
69
win

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı